Fetih Nesli Ayasofya Camii için yürüdü
Gençlik Kollarımız tarafından düzenlenen "Bir Gençlik Yürüyüşü: Fetih Nesli Ayasofya'ya Yürüyor" programında binlerce kişi Beyazıt Meydanı'ndan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne yürüdü.
Gençlik Kolları Başkanlığımızca, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının yıl dönümü dolayısıyla geçen yıl başlatılan "Bir Gençlik Yürüyüşü: Fetih Nesli Ayasofya'ya Yürüyor" programı, bu yıl ikinci kez gerçekleştirildi.
Program kapsamında binlerce vatandaş, Beyazıt Meydanı'nda bir araya geldi. Ellerinde Türk bayrakları ve pankartlarla toplanan katılımcılar, akşam namazının ardından sloganlar eşliğinde Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne yürüdü.
Programa Genel Başkan Yardımcımız ve Teşkilat Başkanımız Ahmet Büyükgümüş, Gençlik Kolları Başkanımız Yusuf İbiş, İl Başkanımız Abdullah Özdemir, İl Gençlik Kolları Başkanımız Nevzat Yüce, milletvekillerimiz, ilçe başkanlarımız, Fatih Belediye Başkanımız M. Ergün Turan ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Beyazıt Meydanı'ndan başlayan yürüyüş, Ayasofya Meydanı'nda sona erdi. Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından basın açıklaması gerçekleştirildi.
Nevzat Yüce: 10 Temmuz'u gençliğin Ayasofya ile buluştuğu gün olarak yaşatacağız
Basın açıklamasını yapan İl Gençlik Kolları Başkanımız Nevzat Yüce, 10 Temmuz'u gençliğin Ayasofya ile buluştuğu gün olarak yaşatacaklarını belirterek, "Bu buluşmayı gelenek hâline getirecek; her yıl daha güçlü, daha kalabalık ve aynı ruhla Ayasofya'nın avlusunda olacağız." dedi.
Abdullah Özdemir: Ayasofya'da kıyamete dek özgürce ibadet edeceğiz
İl Başkanımız Abdullah Özdemir ise yürüyüşün geçen yıla göre daha yoğun katılımla gerçekleştirildiğini belirtti.
Gençlik Kollarının öncülüğünde binlerce gençle birlikte Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışının yıl dönümünü coşkuyla kutladıklarını ifade eden Özdemir, "Milletimizin bu karara duyduğu sevincin her geçen yıl artarak devam ettiğine şahitlik ediyoruz. Geçen yıldan daha kalabalık ve daha coşkulu bir yürüyüş gerçekleştirdik. İnşallah Ayasofya'da kıyamete kadar özgürce ibadet etmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
Yusuf İbiş: Ayasofya medeniyet davamızın ebedi mührüdür
Gençlik Kolları Başkanımız Yusuf İbiş de Ayasofya'nın milletin tarihine vurulmuş en güçlü mühürlerden biri olduğunu belirterek, "Bizler bu şanlı mirasa sahip çıkmaya ant içmiş bir gençliğiz. Ayasofya'nın kubbesinden yükselen ezan, bu milletin tarihine vurduğu mührün sesidir." dedi.
İbiş, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasına vesile olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ederek, gençliğin bu mirasa sahip çıkmaya devam edeceğini söyledi.
Ahmet Büyükgümüş: Zincirler milletimizin kalbinden ve zihninden kırıldı
Genel Başkan Yardımcımız Ahmet Büyükgümüş ise konuşmasında Ayasofya'nın yalnızca bir ibadet mekânı olmadığını, aynı zamanda medeniyet yürüyüşünün en önemli sembollerinden biri olduğunu ifade etti.
Uzun yıllar "Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın" sloganının atıldığını hatırlatan Büyükgümüş, "O zincirler Ayasofya'nın üzerinde değildi; milletimizin kalbinde ve zihnindeydi. Allah'a şükürler olsun ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bu zincirler de kırılmıştır." ifadelerini kullandı.
Program, yatsı namazının Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde kılınmasının ardından sona erdi.
Basın açıklamasının tam metni ise şöyle:
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”
Sevgili Genç Arkadaşlarım, Kıymetli Basın Mensupları,
573 yıl önce çağ açıp çağ kapatan büyük komutan Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul'u fethederek yalnızca tarihin seyrini değiştirmedi; bu şehre kıyamete kadar taşıyacağı bir fetih ruhu ve medeniyet mührü vurdu. Ayasofya; Fatih Sultan Mehmet Han'ın fethe vurduğu mühür, ecdadın bize bıraktığı kutlu emanet, İstanbul'un İslam yurdu oluşunun en ihtişamlı şahidi ve bu milletin tarih sahnesindeki yürüyüşünün en güçlü sembolüdür.
Bugün, yıllarca zincire vurulan bu kutlu emanetin zincirlerinin kırılıp yeniden asli kimliğine kavuşmasının yıl dönümünde, aynı sevinci ve aynı heyecanı paylaşmak üzere buradayız.
10 Temmuz 2020 tarihinde alınan kararla Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi, 86 yıllık hasretin ardından yeniden asli hüviyetine kavuşmuş; kubbelerinde ezan yeniden yankılanmış, secdeler yeniden Ayasofya'nın manevi iklimiyle buluşmuştur. Fatih Sultan Mehmet Han'ın kıyamete kadar cami olarak yaşamasını vasiyet ettiği bu mukaddes emanet, milletimizin gönlünde hiçbir zaman farklı bir kimlikle anılmamıştır. Nesiller boyunca süren özleme Üstad Necip Fazıl Kısakürek şu sözlerle umut ışığı yakmıştı:
"Gençler! Bugün mü yarın mı bilemem. Fakat Ayasofya açılacak."
Buradan sesleniyoruz;
Üstad... Ayasofya açıldı! Hasretle beklediğin o kutlu gün geldi.
Bir ömür secdeyi şeref bilen, Rabbine hamd eden; "maya tutsun" diye ciğerinden kalemine kan çekerek mücadele veren, çile çeken ve zindanlara düşen o dava adamının hayalini kurduğu gençlik; bugün ecdadın emanetine sahip çıktı. Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Zaman Bizdedir ve Mekan Bize Emanettir.
Bizler inanıyoruz ki Ayasofya'nın yeniden cami olarak ibadete açılması, sadece geçmişe ait bir kazanım değil; geleceğe bırakılmış büyük bir medeniyet emanetidir. Bu emanetin en güçlü muhafızları; tarihini bilen, köklerine bağlı, medeniyet iddiasını omuzlayan ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın işaret ettiği ideallere inanan AK Gençlik olacaktır. Bu nedenle bugün buradan,
Biz, bu kutlu mabedin gölgesinde toplanan gençler olarak;
Fatih Sultan Mehmet Han'ın emanetine sadakatle sahip çıkacağımıza,
Ayasofya'yı fethin mührü, medeniyetimizin sembolü ve milletimizin şerefi olarak yaşatacağımıza,
Ezan dinmesin, bayrak inmesin diye var gücümüzle çalışacağımıza,
Şanlı tarihimizi unutmayacağımıza, unutturmayacağımıza,
Kimliğimize, inancımıza ve medeniyet değerlerimize daima sahip çıkacağımıza,
Her yıl 10 Temmuz'da, aynı inançla, aynı heyecanla Ayasofya'nın önünde buluşacağımıza,
Bu kutlu günü gelecek nesillere bir bayram gibi aktaracağımıza,
Allah'ın huzurunda,aziz milletimizin önünde söz veriyoruz!
Allah şahit olsun!
Bugünden itibaren 10 Temmuz'u, gençliğin Ayasofya ile buluştuğu gün olarak yaşatmaya kararlıyız. Bu buluşmayı gelenek hâline getirecek; her yıl daha güçlü, daha kalabalık ve her zaman aynı ruhla Ayasofya'nın avlusunda olacağız.
Bu vesileyle İstanbul'un Fatihi Fatih Sultan Mehmet Han'ı ve kutlu ordusunu rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; Ayasofya'nın yeniden asli hüviyetine kavuşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a gönülden teşekkür ediyoruz. Ayasofya kıyamete kadar camii olarak kalacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.